Fenerbahçe-Beşiktaş basketbol maçındaydık!

Dönem itibariyle artık blogların güncelliğini yitirdiğini biliyorum. Hemen hemen herkes Youtube üzerinden vlog ya da diğer türden videoları üretiyor. Gerçi artık üretilen videolar da birbirinin tekrarı haline geldi. Fakat bu konuda sürekli olarak kendini yenileyen, nitelikli işler üretenlerin de hakkını vermek lazım. Örneğin geçmişte oyun kanalıyla ismini duyuran ve geniş kitlelerce takip edilen bazı Youtuberlar kanallarının tarzlarını değiştirdi. Ama yine de ben şimdilik internet sitemde öğrendiklerini sizlerle paylaşmayı; yaşadıklarımı anlatmayı istiyorum. Bu yazı da internet sitemin ilk blog içeriği olma hedefinde 🙂

Uzunca bir süredir “maça gidelim, maça gidelim, baskete gidelim!” diyorduk. Sonunda da gittik. Malum EuroLeague bilet fiyatları çok pahalıydı. Finaller de bitmişti. Biz de Galatasaray Üniversitesi’nde İngilizce kursundan arkadaşım avukat Tuğçe ile birlikte Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanan Spor Toto Basketbol Süper Ligi play-off final serisi maçlarının kendi sahamızda oynadığımız ikinci maçına gittik. İlk maçta Beşiktaş iyi oynamasına rağmen ikinci maçta aynı performansı gösteremedi. Maçı 83-74 aldık. Maça giderken de öncesinde Kadıköy’de buluşup Haydarpaşa Kitap Fuarı’nı ziyaret ettik.

Fenerbahçe’nin futbol maçlarını uzunca bir süredir takip etmiyordum. Malum durum belli. Taraftar küskün, oyuncularda ruh yok; ben ise zaten Volkan, Emenike ve Hasan‘ı hiç sevmiyorum. Neyse yüzümüzü sağolsun Zeljko Obradovic, Ekpe Udoh, Bogdan Bogdanovic, Kostas Sloukas, Bobby Dixon, Jan Vesely, Nikola Kalinic, Luigi Datome, Melih Mahmutoğlu, Barış Hersek, Ahmet Can Duran, Pero Antic, Egehan Arna, James Nunnally, Yordan Minchev, Berk İbrahim Uğurlu, Ahmet Düverioğlu güldürüyor. Hepsinin ismini buraya yazıyorum, çünkü her biri takıma yüreğini koyarak oynuyor. Neyse önümüzdeki yıl Ali Koç’un adaylığının Fenerbahçe için neler getireceğini hep birlikte göreceğiz.

Bu arada Fenerbahçe’nin basketbolda artık Real Madrid, CSKA Moskova, Barcelona gibi artık Final Four’u garantileyen takımlardan birisi olduğu düşüncesindeyim. Bu sebeple takıma kim gelir ya da giderse gitsin, bence Fenerbahçe hep zirveye oynamaya devam edecek. Ayrıca bu Cumartesi gününe eğer kalırsa kombine alacağım. İlgililere duyurulur. (Babam ve amcam)

Neyse Fenerbahçe’ye dair birkaç şey söyledikten sonra gelelim Haydarpaşa Kitap Fuarı’na. 3 Haziran günü başlayan Haydarpaşa Kitap Fuarı 11 Haziran’a kadar açık kalmaya devam ediyor. Biz Pazar günü gittiğimiz için oldukça kalabalıktı. Çok sayıda yayınevinin kitaplarını indirimli olarak fuarda bulabilirsiniz. Bu arada gezerken trenler içerisinde de oturarak dinlenebilirsiniz.

Maça gitmek için erken saatlerde Kadıköy’de buluşarak kahve eşliğinde şu meşhur “İngilizce” meselesine dair neler yapabileceğimizi, nasıl geliştirebileceğimiz konusunda ve diğer meseleler üzerine konuşarak Haydarpaşa Kitap Fuarı’nı gezdik. Ardından da 8A numaralı otobüse binerek Ülker Sports Arena’nın yolunu tuttuk. Yaklaşık iki saatlik bir beklemenin ardından maç başladı. İlk yarıya kafa kafaya giden bir maç olsa da, ikinci yarının başlamasıyla birlikte Fenerbahçe çift sayılara ulaştı. Beşiktaş bir iki tekli hanelere düşürme girişimi olsa da maç bir süre sonra koptu gitti… Maçın bitmesinin ardından Fenerbahçe’nin şampiyonluk için iki galibiyeti kaldı. Bu arada Beşiktaş stadında oynanacak maç için biletler tükendi. Elinde olup gitmeyenler varsa buradan ulaşabilir. 🙂