Reklamcılık öğrencisinin staj defteri: Publicis’te birinci gün

Herkese merhaba. Bugün stajımın ilk günüydü! Evet, uzunca bir süredir istediğim stajımı yakın zamanda Lion Communications ismiyle bir araya gelen Publicis One ajansında, müşteri ilişkileri departmanında yapıyorum. Bulunduğum departman ise ING Bank ile çalışıyor. Hani bu televizyonlarda son zamanlarda sıkça gördüğümüz reklamları üreten ekip işte. Bütün staj sürecim boyunca staj defterine yazacaklarım ve yazamayacaklarımı blogumda sizlerle paylaşacağım. Şimdiden iyi okumalar.

Kısaca üniversitemden ve bölümümden bahsetmek istiyorum. Beykent Üniversitesi’nde tam burslu olarak Halkla İlişkiler ve Reklamcılık 3. sınıf öğrencisiyim. Aynı zamanda Görsel İletişim bölümünde çift anadal yapıyorum. Not ortalamam ise 3.98. Her iki bölümde de ayrı ayrı staj yapmam gerekiyor. Bunu kendim açımdan bir fırsat olarak görüyorum.

Öncelikle staj günlüklerim ile temelde de iki şeyi hedefliyorum; birincisi üniversitede öğrendiklerimin sektörde çalışmak için yeterli olup-olmadığı ve ders içeriklerinin uyumluluğunu; ikincisi ise reklamcılık bölümünde çalışacak olan diğer öğrenci arkadaşlarıma bir faydası olması. Tabi bu sırada “Yaa abi işe başlayınca okulda öğrendiklerinin hiçbir işe yaramıyor” dediğinizi duyar gibiyim. Mutlaka haklısınızdır fakat bunu kendim deneyimleyeceğim 🙂

Neyse gel gelelim ajansın yerine. Ajans öncelikle hemen Bomontiada’nın yanında gayet güzel bir binada yer alıyor. Çevresinin ise aynı güzellikte olduğunu söyleyemeyeceğim. Tekstil atölyelerinin yer aldığı bir bölge olduğu için iş çıkış zamanlarında kimsenin olmadığını söyleyebilirim. Fakat Taksim, Cihangir, Nişantaşı gibi bölgelere yakınlığı beni oldukça mutlu etti. Binamıza ve çalışma alanımıza

gelirsek ise müşteri ilişkileri, creatif ve diğer departmanların hepsi ayrı birer katta yer

alıyor. Tavanın yüksekliğinin beni çalışma anlamında çok motive edeceğini düşünüyorum (bir stajyer neler yaparsa işte). Binanın en alt katında yemekhane yer alıyor. Aynı zamanda bilardo, langırt gibi oyunlarda mevcut.

Ayrıca burası diyet yapmak için çok uygun. Dolaba yağsuz yoğurt ve yulafımı şimdiden koydum. Öğle yemeklerinde salatanın yanında ızgara tavuk ya da ton balığı alabiliyorsunuz.

Ajansa ilk girdiğimde sakin bir ortam vardı, herkes güler yüzlü davrandı. Ajans ortamının nasıl olduğunu direkt olarak anlıyabiliyorsunuz. (Tabi her yer böyle mi bilinmez.) Bu arada üniversitenin bitmesiyle birlikte gece geç saatlerde yatıp, geç saatlerde kalkma durumunun tokatını yedim; 3 saatlik uykuyla gittim.

Bu zaman dilimi içerisinde görsel iletişim tasarım okumam nedeniyle elimden geldikçe creatifte bölümde çalışan arkadaşlar ile de sık sık konuşmak, onlara çalışmalarımı göstermek ve aynı zamanda nasıl çalıştıklarını gözlemlemek; birşeyler öğrenmek istiyorum.

Birinci günde neler yaptım?

İlk iş olarak ise ING Bank’ın mevcut halde kullanımda olan ve içerisinde düzenlemeler yaptığı E-Arşiv uygulamasını anlatan bir broşürü yenileme işinin daha önce alınmış olan brirfini, creatif ekibe iletilecek şekle dönüştürdüm. ING Bank bu uygulamasıyla kağıt maliyetini ve kullanımını azaltmayı hedefliyor. Özellikle sürekli fatura kesen kurumsal müşterilerine 10 yıl boyunca faturalarını saklamanın güvencesini veriyor.

Normalde ilk işgünleri biraz sıkıcı geçer derler ama benimki sıradanlardan biraz farklı oldu. Çalışma ekibinden Gizem, İrem, Gamze ve Ayla ile birlikte birlikte ING Bank’a gittik ve status toplantısı aldık. Toplantıda yapılacak olan işleri değerlendirmenin yanı sıra yayınlama tarihleri tartışıldı. İlk toplantı olmasına rağmen bu sürecin nasıl işlendiğine dair oldukça önemli bir tecrübe oldu benim için.

Staj yapan tüm arkadaşlara şimdiden önerim, staj defterlerini gün ve gün yazmalarıdır. Böylelikle gün içerisinde yapılan şeylerin önemli noktaları yazılırken diğer taraftan da iş yükü olmaktan çıkacaktır.

Şimdiden diğer günler için oldukça heyecanlıyım.