Yepyeni bir dövme yaptırdım, Odin!

Çok uzun zamandır yeni bir dövme yaptırmak istiyordum. Hatta zamanı gelmiş de geçiyordu. Malum en önemli kısmı hangi dövmeyi yaptıracağına karar vermek, ardından düşündüğünüz işi yapabilecek bir dövmeci bulmak ve en son kısım ise parayı ayarlamak. Neyse sonunda tüm bunları birer birer hallettim ve yeni dövmemi yaptırdım; Odin!

Dövmemi -eline sağlık- Ece Baş yaptı. Gerçekten istediğim çalışmayı yaptığını söyleyebilirim. Bu anlamda herkese tavsiye ediyorum. Neyse, dövmemi yapacak birilerini bulmak sandığım kadar kolay olmadı. Sonuçta herkesin bir dövme tarzı var. Kimileri bu tarz çalışmadığını söyledi, yapacağına inandığım bazıları ise İstanbul’da bile yoktu; bazılarının çalışmalarını da ben beğenmedim açıkçası. Bir önemi var mıdır bilmiyorum ama dövmeyi yapan kişinin güzel sanatlar mezunu olması benim açımdan önemli bir faktördü. (desen eğitimi vs. bence önemli) Ece Baş’ı tercih etmemin sebebi ise portrelerinin güzel olduğunu düşünmemdi.

Gel gelelim, Pazar günü en sevdiğim iki arkadaşım Hakan ve Serkan ile Bakırköy İDO’da buluşarak Kadıköy’de yer alan Anatolia Tattoo’ya doğru yola çıktık. Önce şöyle güzel bir kahvaltı da yaptık tabi. Gittiğimizde ise Ece son çalışmalarını yapıyordu, kolumdaki duruma, duruşuna bakmamızın ardından çalışmaya başladık.

Neden Odin dövmesi?

Her zaman vikinglere, filmlerine, tarihlerine bir sempatim oldu. Odin’in hikayesi de ilgimi çekiyordu. Odin tarihte İskandinav tanrısı olarak kabul ediliyor. Baş tanrı, tanrıların babası olarak anılan Odin’in çok sayıda hikayesi var. Ayrıca Odin, melodic death metal grubu olan ve ismini J. R. R. Tolkien’in orta dünyasından alan Amon Amarth grubunun bütün müziklerinde yer alıyor. Tabi en önemli kısım ise görsel olarak hoşuma gitmesi. Benim açımdan dövmenin çok özel bir anlamı olması gerekmiyor. Aynadan baktığımda beğeniyorsam, o şekili seviyorsam yeterli. Bugüne kadar da yaptırdığım hiçbir dövmeden pişmanlık duymadım.

Odin denince akla gelen en önemli fiziksel özellik ise tek gözünün olmaması. İlgili hikaye ise kısaca şöyledir; Dünya Ağacı Yggdrasil’in kökleri arasında bir bilgelik kuyusu bulunmaktadır. Odin bu kuyudan bir yudum içmek için yanıp tutuşarak gittiğinde, kuyunun koruyucusu bilge Mimir, Odin’in bu isteğine karşı çıkmıştır. Odin, kuyudan bir yudum içebilmek için bir gözünü oyar ve kuyuya atar. Bunun üzerine Mimir gerekli diyetin yerine getirildiği kabulüyle boynuzunu kuyuya sokar, doldurur, Odin’e uzatır. Böylece amacına ulaşmak için gözünden olmayı göze alan Odin, suyu içer ve arzu ettiği bilgeliğe kavuşur.

Yazın dövme yapılır mı?

Ben bütün dövmelerimi yazın yaptırdım. Ve hiçbirinde de bir sorun yaşamadım. Yaşamadım çünkü dövme yaptırdıktan sonra yapılması gereken her şeyi adım adım yaptım. Kışın yaptırmanın zahmetinin daha az olduğunu söylemek mümkün. -ilk dövmemi koluma yaptırdığım için yazın ortasında uzun kollu yazlık gömleklerle gezmek zorunda kaldım- Dikkat edilmesi gereken en önemli şey ise temizlik, sonuçta burada açık bir yara var, mikrop kapma ihtimali çok yüksek. Diğeri ise belli bir süre renginin solmaması için güneşten uzak tutmak. Kısacası kremlerinizi sürün, güneşten uzak tutun ve dövmenizin keyfini çıkarın.

Nelere dikkat etmek lazım?

Gel gelelim şimdi dövmeyi kime  yaptıracağınıza  verme konusuna. Dövme yaptırmak konusunda dikkat etmeniz gereken birinci adım fiyat değil, dövme yapanın yeteneği. Sonuçta vücudunuza bir kez yaptıracağınız ve asla çıkmayacak olan bir şey için en iyisini istemek en doğal hakkınız. -Bu insanların da emeklerinin karşılığını istemesi doğal hakkı-Bu yüzden az para vermek amacıyla içinizin sinmediği dövmecilerle çalışmayın. Düşündüğünüz en üst bütçenizi ayarlayarak bu iş için yola koyulun derim ben.

Sormak istediğiniz bir şey olursa buradayım. 🙂